
Blog Yazısı
Sanayi Öncesi Kırsalda Kimler Yaşıyordu?
Giriş
Sanayi Devrimi öncesi hayata göz atmanızı öneririm. "Sanayi Öncesi Kırsalda Kimler Yaşıyordu?" sorusu için bir cevap aşağıda (Claude). Esas yazı: "Eski̇ düzen yıkıldı, yeri̇ne ne konacaktı?"
Katmanlı Bir Dünyanın Anatomisi
Sanayi devrimine kadar insanlığın kabaca yüzde doksanı kırsalda yaşadı. Ama "köylü" dediğimiz şey tek bir kategori değildi; kendi içinde hiyerarşisi, kurumları ve iç gerilimleri olan bir dünyaydı. Bu yazı, o dünyanın sakinlerini katman katman ele alıyor ve her katmanı, onu inceleyen tarih yazımı geleneğine bağlıyor.
Tepede: Malikâne sahipleri ve artığa el koyanlar
Piramidin tepesinde toprak sahibi seçkinler vardı: Batı Avrupa'da lord ya da senyör, İngiltere'de gentry ve aristokrasi, Doğu Avrupa'da junker ve boyar, Osmanlı'da tımarlı sipahi ve sonrasında ayan ile mültezimler. Bu kesimin ayırt edici özelliği, çoğunun bizzat tarım yapmamasıydı; kira, angarya, aynî pay (öşür, tithe) ve yargı harçları üzerinden köylünün ürettiği artığa el koyarlardı.
Malikânenin sadece ekonomik değil aynı zamanda hukuki ve idari bir birim olduğu tespiti, Marc Bloch'un Feudal Society (1939-40) adlı klasik eserinin merkezî katkısıdır. Lordun mahkemesi, fırını, değirmeni ve şaraphanesi tekeldi; köylü bunları kullanmak zorundaydı. Georges Duby'nin Rural Economy and Country Life in the Medieval West (1962) çalışması bu malikâne ekonomisinin işleyişini ayrıntılandırır. Osmanlı tarafı için Halil İnalcık'ın çift-hane sistemi analizi ve Suraiya Faroqhi'nin Osmanlı toplum tarihi çalışmaları temel referanslardır.
Köylülüğün kendi hiyerarşisi
"Köylü" homojen bir kütle değildi ve bu iç farklılaşma, tarihsel dönüşümü anlamanın anahtarıdır. En üstte zengin köylüler duruyordu: İngiltere'de yeoman, Fransa'da laboureur, Rusya'da sonradan kulak denecek katman. Kendi çift hayvanları, sabanı ve bazen başkalarını çalıştıracak kadar toprağı olan bu kesim, köy içi kredinin ve mültezimliğin de taşıyıcısıydı. Ortada, ailesini geçindirmeye yetecek toprağı olan çekirdek kütle; altında toprağı geçime yetmeyen ve açığı başkasının tarlasında çalışarak kapatan küçük kiracılar (Fransa'da métayer, Osmanlı'da ortakçı); en altta ise topraksız gündelikçiler ve cottager'lar vardı.
Bu tabakalaşmanın klasik incelemesi Emmanuel Le Roy Ladurie'nin The Peasants of Languedoc (1966) çalışmasıdır. İngiliz kırsalındaki topraksızlaşmanın sanayi devriminin emek havuzunu nasıl oluşturduğu tartışması ise Robert Brenner'ın 1976 tarihli "Agrarian Class Structure and Economic Development in Pre-Industrial Europe" makalesiyle açılan ve The Brenner Debate (Aston ve Philpin, der., 1985) cildinde toplanan tartışmanın konusudur. Peter Laslett'in The World We Have Lost (1965) kitabı da sanayi öncesi İngiliz toplumunun katmanlarını demografik verilerle resmeder.
Statüsü kısıtlılar: Serflik ve "ikinci serflik"
Serfler hukuken toprağa bağlıydı; lordun izni olmadan evlenemez, taşınamazlardı. Burada tarihyazımının en çarpıcı bulgularından biri devreye girer: aynı kurum iki coğrafyada zıt yönde evrildi. Batı Avrupa'da serflik 14-15. yüzyıldan itibaren çözülürken, Doğu Avrupa'da 16-17. yüzyılda tam tersine sertleşti. Kara Ölüm sonrası nüfus kıtlığı Batı'da köylünün pazarlık gücünü artırırken, Baltık tahıl ihracatına bağlanan Doğu Avrupa toprak sahipleri emeği zorla toprağa sabitledi.
Bu "ikinci serflik" (second serfdom) kavramsallaştırması Friedrich Engels'e kadar gider; modern literatürdeki standart işlenişi Jerome Blum'un "The Rise of Serfdom in Eastern Europe" (1957) makalesi ve The End of the Old Order in Rural Europe (1978) kitabıdır. Aynı şoka zıt kurumsal cevapların verilmesinin sınıfsal güç dengeleriyle açıklanması ise yine Brenner tartışmasının merkezî iddiasıdır.
Köyün zanaatkârları ve görevlileri
Köy tamamen çiftçilerden ibaret değildi. Demirci, değirmenci, nalbant, marangoz ve bazen dokumacı köy ekonomisinin vazgeçilmez parçalarıydı. Değirmenci özellikle ilginç bir figürdür: lordun tekelini işlettiği için köylünün gözünde hem gerekli hem nefret edilen biriydi. Avrupa folklorundaki "hilekâr değirmenci" klişesinin bu yapısal konumdan türediği, halk kültürü tarihçiliğinin bilinen bir temasıdır. Köy ayrıca papazını, imamını ve kendi temsilcilerini barındırıyordu: İngiltere'de reeve, Rusya'da mir'in starosta'sı gibi. Rus köy komünü mir üzerine geniş literatür, köyün kendi kendini yönetme kapasitesinin belgelenmesidir.
Malikâne hanesi: Bir mikro-ekonomi
Lordun konağı başlı başına bir işletmeydi. Asıl yönetimi çoğu zaman lordun kendisi değil kâhya (steward veya bailiff) yürütürdü; onun altında hizmetkârlar, seyisler, avcılar ve aşçılar çalışırdı. Ortaçağ malikâne yönetimine dair bilgimizin önemli kısmı, bizzat dönemin kâhya el kitaplarından (örneğin 13. yüzyıl İngiltere'sinden Walter of Henley'nin Husbandry metni) gelir.
Kenardakiler
Ormancılar, balıkçılar, gezgin mevsimlik işçiler ve özellikle çobanlar bu dünyanın kenar kuşağını oluşturuyordu. Akdeniz ve Anadolu'da transhümans yapan göçer çobanlık başlı başına bir toplumsal dünyaydı; Fernand Braudel'in The Mediterranean (1949) eseri transhümansı Akdeniz dünyasının kurucu ritimlerinden biri olarak işler. Anadolu yörükleri üzerine ise başta Faroqhi olmak üzere Osmanlı sosyal tarihçiliğinin zengin bir literatürü vardır.
İki yapısal tespit
Birincisi, kırsal hane bir üretim birimiydi. Eğirme, dokuma, bira yapımı ve alet tamiri hane içinde yapılırdı. Tüccarların 17-18. yüzyılda bu hane emeğini piyasaya bağlaması, Franklin Mendels'in 1972'de "proto-industrialization" kavramıyla adlandırdığı ara aşamadır: sanayi kıra kentten inmedi, kısmen kırın içinden çıktı. Bu tez daha sonra Kriedte, Medick ve Schlumbohm'un Industrialization before Industrialization (1977) çalışmasıyla genişletildi.
İkincisi, köy bir kolektif karar birimiydi. Açık tarla sisteminde ekim ve hasat zamanları ile ortak meranın kullanımı köy meclisinde bağlanırdı. Çitlemenin (enclosure) yıktığı şey sadece köylünün toprağa erişimi değil, bu kolektif yönetişim altyapısıydı. Müştereklerin kendi kendine yönetiminin ne trajediyle ne devletle değil, topluluk kurallarıyla sürdürülebildiğini gösteren Elinor Ostrom'un Governing the Commons (1990) çalışması, tam da bu tarihsel arka plan üzerine kuruludur. İngiliz müşterekleri ve çitlemeye direniş için E.P. Thompson'ın Customs in Common (1991) eseri temel kaynaktır.
Sonuç
Geleneksel kabuğun çözülmesi dediğimiz süreç, somutta, bu iç içe geçmiş mülkiyet-statü-yönetişim örgüsünün tek tek liflere ayrılıp piyasa ilişkisine çevrilmesiydi. Kırsal dünyanın katmanlı yapısını bilmeden ne çitlemeyi, ne proto-sanayileşmeyi, ne de sanayi devriminin emek havuzunun nereden geldiğini anlamak mümkün.
Kaynakça
Aston, T. H. ve C. H. E. Philpin (der.), The Brenner Debate: Agrarian Class Structure and Economic Development in Pre-Industrial Europe, Cambridge University Press, 1985.
Bloch, Marc, Feudal Society, 1939-40 (İng. çev. 1961).
Bloch, Marc, French Rural History, 1931 (İng. çev. 1966).
Blum, Jerome, "The Rise of Serfdom in Eastern Europe", American Historical Review, 1957.
Blum, Jerome, The End of the Old Order in Rural Europe, Princeton University Press, 1978.
Braudel, Fernand, The Mediterranean and the Mediterranean World in the Age of Philip II, 1949.
Brenner, Robert, "Agrarian Class Structure and Economic Development in Pre-Industrial Europe", Past & Present, no. 70, 1976.
Duby, Georges, Rural Economy and Country Life in the Medieval West, 1962.
Faroqhi, Suraiya, Towns and Townsmen of Ottoman Anatolia ve Osmanlı sosyal tarihi üzerine diğer çalışmaları.
İnalcık, Halil, The Ottoman Empire: The Classical Age 1300-1600 ve çift-hane sistemi üzerine makaleleri.
Kriedte, Peter, Hans Medick ve Jürgen Schlumbohm, Industrialization before Industrialization, 1977 (İng. çev. 1981).
Laslett, Peter, The World We Have Lost, 1965.
Le Roy Ladurie, Emmanuel, The Peasants of Languedoc, 1966.
Macfarlane, Alan, The Origins of English Individualism, 1978.
Mendels, Franklin, "Proto-industrialization: The First Phase of the Industrialization Process", Journal of Economic History, 1972.
Ostrom, Elinor, Governing the Commons: The Evolution of Institutions for Collective Action, Cambridge University Press, 1990.
Thompson, E. P., Customs in Common, 1991.