Önce ne olmadığımdan başlayayım. Genç değilim. 1968 doğumluyum, genç-yaşlı sayılabilirim. Henüz emekli de değilim. 2002'de kurduğum Alafranga isimli tercüme bürosunda hâlâ yönetime katkım var. Kimseye borcum yok, kimseden beklentim yok. Zengin değilim, fakir de değilim. Ortalarda bir yerde kalabilmek yeterli benim için.
Kendimi İstanbullu olarak takdim ettim ama Ankaralı olan babam bunu duysaydı acaba ne düşünürdü? İstanbullu olan annem. 1-4 yaş arası babamın yanına gittiğimiz Almanya'yı saymazsak 2016'ya kadar İstanbul'da yaşadım. Tüm eğitim hayatım İstanbul'da geçti. Çocukluğum yetmişli yıllara düşer, Birinci Cihan Harbini ve İstanbulun işgalini yaşayan dedem ve anneannem hayattaydı. Üsküdar benim vatanım, o kadar ki şehir kuşatıldığında karşı kıyıdan izledik. Bu arada Ege'yi de yavaş yavaş anlamaya başladığımı söyleyebilirim.
Marmara İktisat mezunuyum, ama İktisatçı değilim. Ekonomiye fazla değer atfedilmesinden rahatsız olanlardanım, varsa yoksa ekonomi. Türk vatandaşıyım ve vatandaşlığa inanıyorum. Ana dilim Türkçe. Çevirmenlik etrafında yapılanmış İngilizce bilirim, edebi çözümleme beklemeyin, sokak İngilizcesi ile de başım dertdedir. Uzak Doğu'da, Orta Doğu'da ve Avrupa'da epeyce yer ve insan görmüşlüğüm var. Evliyim, 2010 doğumlu bir oğlum var. 2016 yılından bu yana Seferihisar Sığacık'ta yaşıyorum. Bugün denize girdim mesela. Şimdilerde Ege kültürünün maruz kaldığı tahribatı dert ediniyorum.
Klişelerle, basmakalıp fikirlerle mücadele ettim, hep daha derine inmeye çalıştım. Düşünmek benim en sevdiğim. Birlikte düşünmek daha da iyi. Ama düşünmek disipline edilmelidir, aksi takdirde gönlümüzü hoş etmek için dizilir.
İnsan kendini biraz da toplumdan gelen yankısına göre tanımlar. Biraz dediysem, epeyce önemlidir bu. Bu sitenin buna hizmet etmesini dilerim.