Hoş geldiniz!
Burası, zihnimde biriktirdiklerimi nihayet kâğıda döktüğüm köşe.
Boş konularla oyalanacak vakit ne bende var ne sizde. O yüzden burada şikâyet etmeye değil, elimden geldiğince çözümün parçası olmaya niyetliyim.
Yazılar nasıl hazırlanıyor?
Baştan söyleyeyim: yazıların çoğunu kendim kaleme alacağım, fakat önemli bir kısmını da yapay zekâ ile birlikte hazırlayacağız. Bir grup yazı ise çeşitli kaynaklardan derlediklerim olacak. Bu sonuncuları "tamamlayıcı" yazılar olarak nitelendiriyorum; destekledikleri esas yazıların içinden onlara linkler vereceğim. Mesela Eski Düzen Yıkıldı, Yerine Ne Konacaktı? esas bir yazı: geleneksel toplumun örtük bilgisinden çıkan insanların modern topluma geçerken nerede takıldıklarını gören bir bakış sunuyor. Onun arka planını dolduran Sanayi Öncesi Kırsalda Kimler Yaşıyordu? ve Sanayi Öncesi Şehirde Kimler Yaşıyordu? ise tamamlayıcı yazılar.
Hangisi hangisidir, sizden saklamayacağım.
Ne tür yazılar bulacaksınız?
1. Dönem tanıklıkları. İnsanlık tarihinin büyük bir kırılma anından geçiyoruz ve ben bu kırılmayı yaşarken kaydetmek istiyorum. Sonradan hatırlamak başka şeydir, o an tutulan not başka. Kendim yazacağım; bilgilerin doğruluğunu kontrol ederken yapay zekâdan ve açık kaynaklardan yararlanabilirim.
2. Hatıralarım. Hafızadan, fotoğraflardan ve ses kayıtlarından. Tamamen kendim yazacağım; arka plandaki tarihsel fon için açık kaynaklardan yararlanabilirim.
3. Sorun ve yöntem önerileri. En önemsediğim yazılar bunlar. Kendi yazdıklarım olacak; ama yapay zekâlardan beğendiğim fikirler gelirse yararlanabilirim. Şunu da söyleyeyim: yapay zekâlar, eğer fikriniz orijinalse pek yardımcı olamıyor, klişelerde ısrar edebiliyor.
4. Günlük. Şahsi notlarım; şimdilik yayımlanmayacak.
5. Hiçbir sınıfa girmeyen yazılar.
Sorular, cevaplardan önemli
Konular derde göre değişecek: insan, toplum, tarih, bilim, felsefe, ahlak. En riskli yazılar, sorun ve yöntem önerenler olacak. Çünkü sorunların içinde doğuyor, içinde büyüyoruz. Bir süre sonra onları göremez oluyoruz, balığın suyu göremediği gibi. Bu yüzden soru sormak, sanıldığı kadar kolay bir iş değil.
Burada cevaplardan çok, sorduğum sorular önemli olacak. Cevaplar zamanla değişebilir; anladıkça olgunlaşır, bazen de yıkılıp yeniden kurulur.
Bir örnek vereyim: İnsanların çoğunun kopyacı olması, yani çevresinde gördüğünü tekrarlaması mı doğaldır? Yoksa doğal olan ölçmek, düşünmek, işi yerinde ve yeniden tasarlamak mıdır?
Son Yazılar...
Henüz blog yazısı yayınlanmamış.